Biraz önce Kayra'nın sesini duydum. Başlamıştır rüyalarını saymaya. Onun da ölmesini engelleyenler, işte o rüyalar. Uyku, hissederek yapabildiği son iş. Elinde kalan son huzur. Rüyaları ise yeryüzünde bir türlü arayıp da bulamadığı evi. Ama o, ev fikriyle kendini rahatlatırdı. Yolculuğu, gecesi ne kadar kötü geçerse geçsin dönebileceği ve hiçbir şey olmamış gibi kendisini bekleyen bir evin olması, hayatındaki bütün tehlikeli işleri yapabilmesini sağlıyordu... Ama bir gün, çok kötü bir şey oldu. Yazdığı kitabı yeni bitirmişti. Evet, Kayra çok iyi bir yazar olabilirdi. Eğer bu kadar nefret etmeseydi mürekkepten ve bu kadar uyumasaydı...
16 Kasım 2007 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder